YeniAnayasa

YeniAnayasa

29 Haziran 2015 Pazartesi

Yunanistan’ın bir kere daha temerrüt tehlikesiyle karşı karşıya kalması Son iki asırda 83 ülke iflas etti

Son iki asırda 83 ülke iflas etti

  27 Haziran 2015 WASHINGTON

Son iki yüzyılda 83 ülke iflas ederken, bunların arasında ABD, Almanya, Japonya, İngiltere ve Çin gibi dünyanın önde gelen ekonomileri de yer aldı.


Son iki yüzyılda dünyanın en büyük ekonomilerinden ABD, Almanya, Japonya ve İngiltere'nin de aralarında bulunduğu 83 ülkenin temerrüde düşmüş olması, devletlerin iflas bayrağını sanıldığı kadar nadir çekmediğine işaret ediyor.
Yunanistan’ın bir kere daha temerrüt tehlikesiyle karşı karşıya kalması, küresel piyasaların bir numaralı gündem maddesi haline gelirken, diğer ülkelerin iflas deneyimlerini de akıllara getirdi.
AA muhabirinin derlediği bilgilere göre, 19. yüzyıldan bu yana 83 ülke iç veya dış borç yükümlülüklerini yerine getiremeyerek, en az bir kez temerrüde düşerken, sadece 4 gelişmiş ülke borçlarına sahip çıkma başarısını gösterdi.
Söz konusu 4 ülkeyi Avustralya, Yeni Zelanda, Belçika ve Kanada oluştururken, iflas bayrağı çeken ülkelerin arasında dünyanın en büyük ekonomilerinin de yer alması dikkati çekiyor.
Pek bilinmese de ABD, kuruluşundan bu yana bir kez dış ve dört kez de iç borçlarını ödeyemeyerek, toplamda 5 defa temerrüde düştü.
Avrupa’nın yarısına yakını iflas etti
Avrupalı liderlerin bugünlerde Yunanistan’ı temerrütten kurtarmak için gösterdiği olağanüstü çabanın bir nedeni de kıtadaki ülkelerin yarısına yakının iflası tecrübe etmesi olabilir.
Uluslararası Para Fonu’nun (IMF) 1800-2012 yılları arasında gerçekleşen temerrütlere yönelik araştırması, Avrupa kıtasındaki 47 ülkeden 22’sinin iflastan kurtulamadığını ortaya koyuyor.
Örneğin, dünyanın dördüncü ve Avrupa Birliği’nin (AB) en büyük ekonomisi Almanya, son 215 yılda 8 kez temerrüde düştü. 
Dünyanın en büyük 5. ekonomisi İngiltere de son olarak 1932’de olmak üzere 4 kere iflas etti.
İspanya ve Avusturya, Yunanistan'ı geride bıraktı
Avrupa'nın en çok iflas eden ülkesi ise 19. yüzyılda 8 ve 20. yüzyılda 1 kez olmak üzere toplam 9 defa temerrüde düşen İspanya.
En son 1939 yılında iflasa sürüklenen İspanya'yı, sırasıyla 7 ve 6 kere temerrüde düşen Avusturya ve Yunanistan izliyor.

İflas eden ülkesi olmayan tek kıta: 
Okyanusya
Öte yandan, 14 ülkeden oluşan Okyanusya kıtasında hiçbir ülkenin iflas etmemesi dikkati çekiyor.
Kıtanın en büyük ülkelerinden Avustralya ve Yeni Zelanda, hiç temerrüde düşmeyen 4 ülkeden ikisini oluşturuyor.
 Antartika ise içinde ülke bulunmadığından değerlendirmeye alınmadı. 

Latin ülkeleri  iflas edenler listesinde başı çekiyor
Güney ve Kuzey Amerika ülkelerinin son iki yüzyılı kapsayan "borç ödeme karnesi" ise tüm kıtaların içinde en kötüsü...
Sık sık temerrüde düşen Arjantin, Brezilya, Venezuela ve Peru gibi Latin ülkelerinin bulunduğu Güney Amerika kıtasındaki 12 devletten iflas etmeyen yok. Kuzey Amerika kıtasındaki 23 ülkeden 13'ü de mali yükümlülüklerini karşılayamayarak, en az bir kez temerrüde düştü.

12 Haziran 2015 Cuma

HDP, tabanının partisi değil artık Kürt CHP'si haline gelmiş Demirtaş ile Bahçeli'nin aynı açıklamalarla TSK'ya yüklenmeleri normal mi?

HDP, CHP ve diğerleri yerli mi?

HDP, tabanının partisi değil artık


HDP, 150 yıllık hayalin gerçekleşmesini isteyen tabanından oy alıp, bunu Doğan plazalarda başka hesaplara yatıran bir anomali içinde

Türkiye'de, kökü dış ülkelerde olan bir medya/siyasi parti işbirliği ile gerçekleri ters yüz edebileceğini zanneden büyük bir kibir sergileniyor. Bizlere zorla, gerçeğin, gördüğümüz, elimizle dokunduğumuz, her gün yaşadığımız değil, kendi gösterdikleri gibi olduğuna inanmamızı bekliyorlar. Beklemekle de kalmıyorlar, yine aynı gücü üzerimizde baskı aracı olarak sonuna kadar en faşizan, ahlaksızca şirretlikle tatbik ederek, siyaha ak, aka da siyah dememizi bekliyorlar.
1952'lerde NATO üzerinden gladyonun organize ettiği bir operasyon sessiz sedasız ülkede inşa faaliyetine girişti. İlk kurbanları rahmetli Menderes oldu. Bizler daha çok “askerle” muhatap olduğumuz için, Türkiye'deki vesayetin aslında sivil bir yapılanma olduğunu geç fark ettik. Hatta yeni fark ediyoruz. Belki 90'lı yıllar ve küreselleşme yetişmese, SSCB dağılmasa, gladyolar etkisini yitirip başka kılıflara bürünmese, bu sivil yapılanma uzun süre askeri vesayetin ardına gizlenecekti.
Ancak, şimdi anlaşılıyor ki, 1952'den itibaren, bu ülkenin merkez medyasını, odalarını, çoğu STK'sını, üniversitelerini ve tabii ki yargı ve diğer bürokrasisini ya doğrudan, ya da sahte Batıcılaşmanın doğal olarak taşıdığı zihniyet uyumu ve fonlar üzerinden formatlamışlar. Bu format, Türkiye'nin uzaktan kumanda edilen bir ülke olmasına yol açmış. Bizim modernleşme hikayemizin hemen başında ülkeye musallat olan çelişki, yani halka karşı seçkin/Batıcı iktidar denklemi, aslında hiç bitmemiş.

Muhtemelen, Türkiye'nin halk iktidarı ile bağımsızlaşmaması için çok başarılı bir prodüksiyon kurulmuş. Bu ülkede sol'un, üniversitelerin, medyanın, iş kuruluşlarının vd, halkın sandıktan çıkardığı hükümetlere karşı, seçkinlerin, askerin darbelerine omuz vermelerinin başka bir açıklaması olabilir mi?

Doksanlı yıllarda, NATO gladyosunun vadesi dolunca, bu sefer de sivil ve dindar görünümlü paralel yapıyı organize etmeye başlamışlar. 28 Şubat'çıları bizler yanlış anlamış olabiliriz. Onlar “Bin yıl sürecek” derken, belki askeri vesayeti değil, sivil görünümlü bu yapıyı kast ediyorlardı. Bir yandan Gülen'i ABD'ye çekerken, aynı yıl Öcalan'ı Ecevit'in “Neden bize teslim ettiler anlamadım” dediği şekilde Türkiye'ye vererek PKK ve siyasi partisini teslim almış olmaları pek muhtemel.
Şimdi elinizi vicdanınıza koyun ve şöyle bir düşünün. Bu ülkede Erdoğan/Davutoğlu ve AK Parti dışında yerli olan hangi yapı var? Hepsi sahte, mış gibi yapıyorlar ve medya bunu gerçekmiş gibi yutturmak için tüm maharetini sergiliyor.


 TÜSİAD'ın seçim öncesi açıklamaları normal mi?

 Diyadin saldırısı sonrası Demirtaş ile Bahçeli'nin aynı açıklamalarla TSK'ya yüklenmeleri normal mi?

 Kemal Kılıçdaroğlu'nun kendisinden en çok oy çekmesi planlanan HDP için Avrupalılara “HDP'ye çok yüklenmiyoruz, çünkü Meclis'te olmasını istiyoruz” demesi normal mi? Normali HDP sempatisi için “Biz Kızılay'mıyız?” diyen Baykal'ın tavrı değil mi?


HDP'nin 150 yıllık bir düşün gerçekleşmeye ramak kaldığı bir noktada, eski Türkiye'yi diriltmek için enkaza dönmüş tüm yapılarla, “En iyi Kürt ölü Kürttür” diyenlerle, Doğan plazalarda boy göstermesi normal mi? Daha dün 52 insanımızın katledilmesine yol açan bir çağrı yapan, Doğan/cemaat/dış medya tarafından korumaya alınan bir HDP'nin, bugün çiçek çocuklar muamelesi görmesi normal mi?

PKK Doğu ve Güneydoğu'da AK Parti il, ilçe başkanlarını arayarak çoluk çocuk öldürmekle tehdit edip, AK Parti otobüsü taşlamakla ve değil yüzde 10, yüzde 100 baraj uygulamakla meşgulken, Batı'da, HDP bugün Türkiye'de cumhurbaşkanı adayı çıkarmayı borçlu olduğu AK Parti'ye rakip değil, düşman muamelesi yapmasını nasıl karşılamalıyız?


 Barış ve Yeni Türkiye vaadinin HDP'ye dair zenginleştirilmiş seçenekleriyle toplumun yüzde 80'inden oy almak varken, Eski Türkiye'ye dönmek için yanıp tutuşan bir avuç dar kafalı zihniyete gitmenin siyasi akılla ne ilgisi var?

İnsanların ölümüne neden olmuş bir çağrıyı yapan ve seçim geçtikten sonra her an yine aynı şeyi yapabilecek olan, PKK ve silahlı şiddetle ilişkisini kesmemiş, kendisini araçsallaştırmış, bir Kürt CHP'si haline gelmiş, seçmeninin beklentilerine sırt çevirerek beyaz Türklerin emrine girmiş bir HDP'nin Meclis'e girmesini neden isteyelim ki?


 Oy hesabını geçiniz. Barajı aşmaları ile bağımsız aday çıkarmaları arasında gürültüye değecek bir fark yok. Ben sadece HDP'yi yerli ve güvenilir bulmuyorum. HDP, tabanının partisi değil artık.

 HDP, 150 yıllık hayalin gerçekleşmesini isteyen tabanından oy alıp, bunu Doğan plazalarda başka hesaplara yatıran bir anomali içinde.

Eski Türkiye ittifakı içinde yer alan CHP ve diğerleri de aynı anomaliyi sergiliyorlar.


 Çünkü yerli değiller, halka dair değiller.

 Ve bizden bu garipliğe gözümüzü kapatıp, her şeyin sıradan ve normal olduğunu söylememizi bekliyorlar.

Kusura bakmasınlar. 


Öyle bir şey olmayacak.

 Eski eskide, yeni de yenide kalacak.

 MARKAR ESAYAN  20 04 2015

PKK ve HDP, Abdullah Öcalan’ı suikastla ortadan kaldırmak isteyen güçler tarafından destekleniyor

İngilizler, Apo’yu öldüremeyince...
 
Londra merkezli haber ajansı Reuters ve BBC’nin PKK ve HDP’ye gösterdiği ilgi son iki yılda dikkat çekici bir şekilde arttı. BBC ve Reuters’ın Cemil Bayık ile bu yıl içinde kaç röportaj yaptığını sayamadım bile.



 HDP Eşbakanı Demirtaş’ın, Reuters’ta dün yer alan açıklamalarını görünce İngilizlerin Türkiye’nin iç işlerine olan merakını anlamanın önemli olduğunu düşündüm.

 Demirtaş’ın röportajını okuyunca tabii, PKK lideri Abdullah Öcalan’ın İngilizleri suçlayan değerlendirmeleri aklıma geldi.

 Abdullah Öcalan, değişik tarihlerde yaptığı değerlendirmelerde 1990’ların kanlı Türkiye’sinin arkasında İngilizlerin olduğunu savunuyor. Çözüm sürecinin başladığı günlerde basına sızdırılan İmralı zabıtlarında da bu iddiayı şöyle dile getiriyor:

 “...Doğan Güreş Londra’dan döndü 
‘bana yeşil ışık yakıldı’
 dedi, 4 bin köy yakıldı.

 İşadamlarını götürdüler (Pervin’e işaret ederek). ABD-İsrail-İngiltere’nin talepleri vardı, o zaman da MİT bu işe yatmadı. Tansu Çiller’in 2. Atatürk olma sevdası vardı.

 Beni de bombayla öldürmek istediler. Doğan Güreş-Tansu Çiller işbirliği de oradan (İngiltere’den) icazet almıştı. Sonuç olarak böyle bir durum yaşadık.”


4 bin köyün yakılıp yıkıldığı, binlerce faili meçhul cinayetin işlendiği 1990’lar Türkiye’sine hakim olan yönetici kliğin arkasında ABD, İsrail ve İngiliz desteği vardı.


 Bu güçler, Türk hükümetini, telafisi zor uygulamalara sürükledi. 

Binlerce köyün yakılması, binlerce Kürt’ün, ordu içinde kurulan gizli örgüt tarafından yönetilen suikastlarla sokak ortasında infaz edilmesi arka plandaki bu uluslararası destekle bağlantılı.

 Türk hükümetini, örgütü da aşacak şekilde sivil Kürtlerin üzerine süren bu güçler, PKK’yı da el altından desteklemeyi ihmal etmedi.

Abdullah Öcalan’ın 

“beni de bombayla öldürmek istediler”
 dediği suikastı, MİT içinde paralel örgütlenen bir yapı örgütledi. 
“Yeşil” kod, 
“Mahmut Yıldırım”
 isimli kontrgerilla elemanının komuta ettiği bombalı saldırıdan Öcalan kıl payı kurtuldu. Öcalan’ı ortadan kaldıramadılar ama yakalanıp Türkiye’ye teslim edilmesini sağladılar.

 Apo’yu PKK’dan koparmak istemeleri, PKK’yı daha rahat kontrol edebilme ihtiyacından kaynaklanıyordu. 

İngiliz medyasının bir yandan derin devletin başındaki isim olan Fethullah Gülen’e arka çıkması, diğer yandan da Kandil’deki örgüt lideri Cemil Bayık ve HDP eşbaşkanı Demirtaş’a yakın ilgi göstermesi çelişki görünebilir;


 ancak bize tutarsız görünen bu ilgi ve yakınlık aslında birbirini tamamlıyor;

 PKK’yla istikrarsızlık üretip derin devlet ile bütün Türkiye’yi kontrol etmeye çalışıyorlar.
  
İmralı’nın Ankara ile anlaşma yoluna gitmesi İngilizlerin Apo’dan kurtulma isteklerinde ne kadar haklı olduğunu da gösteriyor. 


Apo’yu suikastla ortadan kaldıramadılar ama onu Türkiye’ye teslim ederek örgütünü elinden alma yolunu seçtiler.

 Ankara’nın elindeki Apo kartına karşılık olarak ABD, İngiltere ve İsrail de Kandil ve HDP kartını kullanıyor.

 Türk hükümetinin üzerine dün Gülen’i sürüp darbeye kalkan bu uluslararası güçler, başarısız olunca Kandil ve Demirtaş’ı sahneye sürdü.  


PKK ve HDP, Abdullah Öcalan’ı suikastla 


ortadan kaldırmak isteyen, bunu 

başaramayınca da Türkiye’ye teslim eden 

uluslararası güçler tarafından destekleniyor 

şimdi. Erdoğan düşmanlığının şehvetine 

kapılanların göremediği, işte el altından

 kurulan bu kirli ilişki ve ittifaktır.

KURTULUŞ TAYİZ
18 Nisan 2015 Cumartesi

9 Haziran 2015 Salı

Geçmişten Günümüze Kalkınma Yardımlarının Dönüşümü 2015

Geçmişten 

Günümüze 

Kalkınma Yardımlarının Dönüşümü

2015

 Küresel ölçekte büyüyen bir sorun olan ‘büyüme ve kalkınma’ 

konusu
dahilinde giderek artan önemiyle kalknıma yardımları tüm yönleriyle
İstanbul’da masaya yatırılacak.

 

 Konferansın küresel ölçekte kalkınma
yardımları konusunda işbirliklerini, etkin kalkınma hamlelerinin
gereklerinin tartışılması ve kalkınma yardımları konusunda eski aktörler
ile yükselen aktörler arasındaki irtibatın öneminin vurgulanmasına
hizmet etmesi bekleniyor. 

Açık bir tartışma platformu olması beklenen
konferansta karşılıklı bilgi ve tecrübe paylaşımları söz konusu
olabilecek.

 

Boşluk Boş mudur?

Boşluk Boş mudur? 

 25 Şubat 2015 tarihinde ASBÜ Konferansları kapsamında 

Bilge DEMİRKÖZ 

"Boşluk Boş mudur?" başlıklı bir konuşma yaptı.

8 Haziran 2015 Pazartesi

Eagle Eye 2008 Kartal Göz Shia LaBeouf Director D.J. Caruso Austin Fantastic Fest 118min Action

Eagle Eye 2008  Türkçe Altyazılı izle
Austin Fantastic Fest 118min  Action Mystery Thriller
Director D.J. Caruso
Writers:John Glenn (screenplay), Travis Wright (screenplay) (as Travis Adam Wright)
Stars:Shia LaBeouf, Michelle Monaghan, Rosario Dawson

Eagle Eye 2008 Türkçe Altyazılı izle
Jerry and Rachel are two strangers thrown together by a mysterious phone call from a woman they have never met.

 Threatening their lives and family, she pushes Jerry and Rachel into a series of increasingly dangerous situations, using the technology of everyday life to track and control their every move.
http://www.imdb.com/title/tt1059786/

İl il HDP milletvekili aday listesi

İl il HDP milletvekili aday listesi



 HDP'nin hilesi silahın gölgesinde $ barajı geçti :)

!HDP emanetoyları mahçup etmeyecegizdestekli CHP-MHP koalisyonu !
ve
fetönün
 ilgilendigi
AKparti'nin
yapamayacakları
Listesi 






Haziran ayında yapılacak genel seçimler için HDP’nin aday listeleri netleşti. HDP’nin Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş İstanbul’dan Figen Yükseldağ ise Van’dan aday oldu.



Listede yer almayacağı söylentileri çıkan Altan Tan da Diyarbakır’dan aday gösterildi.



İşte HDP’nin il il milletvekili aday listesi



ADANA

1) RIDVAN TURAN

2) MERAL DANIŞ BEŞTAŞ

3) VEDAT ÖZKAN

4) BEYHAN GÜNYELİ

5) TUGAY BEK

6) HATİCE KAVRAN

7) BARIŞ KARABIYIK

8) FERİDE PEYNİRCİ

9) İSMAİL BAŞARAN

10) NEFİSE BALYEMEZ

11) REŞİT ERTAŞ,

12) KADER DUMAN

13) HIDIR KOLUMAN

14) FEYRUZE GÜMÜŞ



ADIYAMAN

1) BEHÇET YILDIRIM

2) YASİN TAHTA

3) AYTEN YILMAZ

4) FERHAT TEMEL

5) BİRSEN TUNÇ



AFYON

1) REMZİ YAŞAR DİKMENYILDIZ

2) CAVİDAN NİZAMOĞLU

3) MUSTAFA KOÇER

4) MÜGE YAMANYILMAZ

5) HASAN KOÇAK



AĞRI

1) LEYLA ZANA

2) BERDAN ÖZTÜR

3) DİRAYET TAŞDEMİR

4) MEHMET EMİN İLHAN



AMASYA

1) ÇİĞDEM ATALAY

2) NURETTİN ALKAN

3) MUSTAFA IRMAK



ANKARA 1. BÖLGE

1) SIRRI SÜREyYA ÖNDER

2) SERKAN ÖZKAN,

3) SONGÜL EROL ABDİL

4) PERİHAN KİRAZ

5) FİRDEVS KANTAR

6) CELAL DEMİR

7) ZELAL DENİZ DEMİR

8) MEHMET TEKİN OKAY

9) İSMİHANSARIATEŞ

10) BURCU YILDIRIM

11) BÜLENT DURUKAN

12) NURSEL GÜVENDİR

13) EMİN ÇARBOĞA

14) SÜNDÜZ KELEŞ

15) HÜSEYİN ATEŞ

16) AHMET DEMİREL

17) NAZİK KILIÇ

18) ABDULKANİ TATLISU



ANKARA 2. BÖLGE

1) MAHMUT MENDUH UYAN

2) GÜLSEN ÜLKER

3) AYDIN ÇUBUKÇU

4) NURSEL ÖZTÜRK

5) REMZİYE GÜÇLÜ

6) İSMET YALÇINKAYA

7) İLKNUR YILMAZ

8) KAMBER ATEŞ

9) MEHTAP ÖZKAN DELİDUMAN

10) ORHAN ÇELEBİ

11) MÜNİBE KOÇ

12) GÜLİSTAN AYDOĞDU

13) ŞERİF OTİ

14) DİLEK ERTÜRK



ANTALYA

1) SARUHAN OLUÇ

2) DENİZ YILDIRIM

3) NURAY ERÇAĞAN

4) HADİ CİN

5) AYSEL İBİLİ

6) İSHAK KAHRAMAN

7) GÜLKIZTÜRKDOĞAN

8) ATALAY METE

9) İLKİN MANYA

10) HASAN KIYAFET

11) LEYLA RUKEN YOLCU

12) SAVAŞ SEZGİN

13) SONGÜL ŞARKLI



ARDAHAN

1) TAŞKIN AKTAŞ

2) ARZU MOCO



ARTVİN

1 RECEP DEMİRCİ

2) CELAL OSMANAĞAOĞLU



AYDIN

1) FİLİZ KOÇALİ

2) MUZAFFER YÖNDEM

3) SEVAY AKKAN AÇICI

4) NAZLI BOZA KİBAR

5) MAHMUT NACAR

6) DERVİŞ PEKER

7) AYFER DEMİRER



ANTEP

1) CELAL DOĞAN

2) MAHMUT TOĞRUL

3) GÜLSEREN KOCAER

4) FATOŞ ÇETİNKAYA

5) BERİVAN ÖZPOLAT

6) OSMAN DEMİRCİ

7) TUĞÇE ÖZSOY

8) MAHMUT FERMANOĞLU

9) GÜZEL KOÇ

10) DİLEK BÜYÜKKAYA

11) MACİT BOZKURT

12) M.NURİ DENEK



AKSARAY

1) BİRCAN DUMAN

2) İSMAİL DOYGUN



BARTIN

1) DİREN CEVAHİR ŞEN

2) SİNAN ÇOKSU



BALIKESİR

1) CEFER ÇELİK

2) BEDRİ ARIK

3) ESENGÜL BEŞLİ

4) A.ZEKİ AÇIKGÖZ

5) AYŞE IŞIK

6) ŞUAYİP ÇETİN

7) HAYRETTİN ŞEN

8) FARUK NAFİZ SAYIN



BAYBURT

1) ABDULKADİR CANALIR

2) MERCAN CEVAHİR



BATMAN

1) ALİ ATALAN

2) SAADET BECERİKLİ

3) AYŞE ACAR BAŞARAN

4) HASAN YAĞIZ



BİLECİK

1) PERİHAN KARAKOÇ

2) ÖMER EGE



BİNGÖL

1) HİŞYAR ÖZSOY

2) SERHAT GÜMÜŞ

3) SEVGİ ÖĞÜNÇ



BİTLİS

1) MİZGİN IRGAT

2) MAHMUT CELADET GAYDALI

3) OSMAN FATİH ŞANLI



BOLU

1) NEVZAT SANCAK

2) NUR TÜRK

3) GÜNER YAVUZ



BURDUR

1) CELAL ÇİÇEK

2) BETÜL TAYLAN

3) TANER TAŞ



BURSA

1) ASİYE KOLÇAK

2) METİN KILIÇ

3) HÜSEYİN ARMAĞAN

4) CEYLAN EROL

5) ŞAHİN AKIN

6) FATMA ÖZEN ÇERENÇE

7) MEHMET DENİZ BÜYÜK

8) RÜSTEM AVCI

9) HATİCE ATEŞ

10) ALİ DAĞ

11) BİRGÜL ASENA HIZAL

12) ŞENOL GÜL

13) MÜNESRA GEÇİMLİ

14) BERTAL CAMKIRAN

15) GURBET ÇELİK

16) RAHİM DEDE

17) NURİ BAYGINDIR

18) MEHMET ERDOĞAN



ÇANAKKALE

1) ÖZLEM ERGÜN AÇANAL

2) MİHRİMAN ŞAH

3) ERGÜN FİDAN

4) LEYLA YAVUZ



ÇANKIRI

1) SELFİNAZ GÖÇMEZ

2) HÜSEYİN KARAKAŞ



ÇORUM

1) MUHARREM ÖZÜNEL

2) ÜMİT KÜÇÜKBAYATLI

3) MELİHA ÜŞÜDÜR

4) HASİBE BEYAZ



DENİZLİ

1) PERİHAN ÜGE

2) AHMET TURHAN

3) EMİNE YALÇIN

4) DİLAVER SENEM

5) AYFER İNAN

6) YUNUS ÖZDEMİR

7) ÖZGÜR ÇAVUŞOĞLU



DİYARBAKIR

1) İDRİS BALUKEN

2) NURSEL AYDOĞAN

3) NİMETULLAH ERDOĞMUŞ

4) FELEKNAS UCA

5) ALTAN TAN

6) ÇAĞLAR DEMİREL

7) ZİYA PİR

8) İMAM TAŞÇIER

9) SİBEL YİĞİTALP

10) ADNAN CENGİZ

11) NESRİN HİLAL ŞANLI



DÜZCE

1) YÜKSEL BUDAK

2) ALİ ŞEKER

3) ABDURRAHMAN OĞUZ



EDİRNE

1) HÜLYA YER

2) HASAN ŞİMŞEK

3) SEDAT ZIMBA



ELAZIĞ

1) ORHAN DEMİRBAĞ

2) TÜRKAN BİNGÖL

3) ALİ CEMAL ZÜLFİKAR

4) ABDULLAH KARAHAN



ERZİNCAN

1) EROL AĞDAŞ

2) FATİMA TURAN



ERZURUM

1) SEHER AKÇINAR BAHA

2) KAMİL AYDIN

3) ŞİYAR ASLAN

4) DİLİN BİNGÖL

5) HELİN AKIN

6) CANŞAH ÇELİK



ESKİŞEHİR

1) METE GÜRSOY

2) RUKİYE GÜVEN

3) HASAN HÜSEYİN KARABULUT

4) GÜLSER ŞENŞAFAK

5) CEREN GÖKÇE

6) BARIŞ SULU



GİRESUN

1) FİLİZ ÇAKIR

2) NALAN COŞKUN

3) KAZIM YAMAN

4) MUSTAFA YUSUFOĞLU



GÜMÜŞHANE

1) HAYATİ GÜNAL



HAKKARİ

1) SELMA IRMAK

2) NİHAT AKDOĞAN

3) ABDULLAH ZEYDAN



HATAY

1) SEMİR ÖZTOPRAK

2) NİHAT ERASLAN

3) HİLMİYE KIZILAY

4) KEREM NALBANT

5) SEYHAN NURAL

6) ARİFE AYMAZ

7) ŞİRİN NUR VURAL

8) BEKİR SOYLU

9) A.KADİR ASLAN

10) PERİ ÇİFTÇİ



IĞDIR

1) MEHMET EMİN ADIYAMAN

2) KIZNAS TÜRKALİ



ISPARTA

1) HAZNE ARSLAN

2) ÖMER KARTAL

3) GÖZDE KAYA

4) HACER ERTÜRK



İSTANBUL 1. BÖLGE

1) SELAHATTİN DEMİRTAŞ

2) HÜDA KAYA

3) ERDAL ATAŞ

4) SERPİL KEMALBAY

5) ABDULLAH BÜLENT ULUER

6) HASAN GÜLÜM-PARTİZAN

7) NURİYE AVŞAR

8) NİLGÜN ONGAN

9) KEMAL PEKÖZ

10) SEZİN UÇAR

11) MURAT MIHÇI-ERMENİ

12) SEMRA GÜVEN ALKAN

13) MUSA PİROĞLU- ENGELLİ

14) HÜRRİYET ÖZÇELİK

15) ÇAĞDAŞ KÜÇÜKBATTAL

16) ÜMİDE AYSU

17) ABDULBAKİ BOĞA

18) SÜHEYLA İNAL

19) ALTAN AÇIKDİLLİ

20) NURHAN YILDIRIM

21) CEMAL ÇOBAN

22) FİLİZ YALÇIN-ENGELLİ

23) ÖMER AŞKARA

24) NECMİYE GÜNEŞ

25) AHMET AYDIN

26) SEMİHA AYŞE ÖKTEN STULLTHOFF

27) HASAN HÜSEYİN KÜÇÜKAYDIN

28) BESTE KAPLAN

29) FATMA SAYGILI

30) AYŞEGÜL ŞEREFHANOĞLU

31) ERMAN ASUMAN ERGİN



İSTANBUL 2. BÖLGE

1) TURGUT ÖKER

2) FİLİZ KERESTECİOĞLU

3) SEZAİ TEMELLİ

4) ŞERİFE ERBAY

5) SALİH ŞAHİN

6) ARİFE ÇINAR

7) TAHSİN YEŞİLDERE

8) GÜLSÜM AĞAOĞLU

9) DENİZ ZARAKOLU

10) FLOR ULUK BENLİ

11) EMİNE GÜNGÖR ÖZTÜRK

12) EYÜP GÜNEYSEL

13) FATMA ÖZDEMİR

14) ABDULLAH BARAN

15) MELİHA VARIŞLI

16) MEHMET SALTOĞLU

17) ELİF ŞAHSIN SIRLIOĞLU

18) HIDIR KARADAŞ

19) İNCİSEL ALPTEKİN

20) SABRİ GÜL

21) SAİME OĞUZHAN

22) FERİDE ELÇİN

23) BARIŞ KOÇAK

24) DİLBER KOÇAK

25) MELTEM TÖKER



İSTANBUL 3. BÖLGE

1) PERVİN BULDAN

2) KARABET PAYLAN

3) LEVENT TÜZEL

4) ALİ KENANOĞLU

5) BEYZA ÜSTÜN

6) AYŞE BERKTAY

7) KEMAL PARLAK

8) ABDULHEKİM DAŞ

9) ZEHRA ŞAHİN

10) ŞEFİKA GÜRBÜZ

11) HALİME YAVUZ

12) EYÜP ERSÖNMEZ

13) HÜLYA İMAK

14) FIRAT EPÖZDEMİR

15) FATMA BEYHAN EROĞLU ER EYÜPOĞLU

16) M.ŞERİF ÖNER

17) NAZİRE GÜNEŞ

18) YAKUP MAVZER

19) ELİF BULUT

20) SEVGİ YALÇIN

21) SUNER SAKÇI

22) DİLEK SULTAN NAYMAN

23) ERKAN METİN

24) NERGİZ VASFİOĞLU

25) ERHAN DAŞKAYA

26) BURCU DEMİRBAŞ

27) ABDULCELİL ÖZTEKİN

28) CEMİLE AKGÜN

29) HÜLYA BAYRAM

30) MEHMET TORUŞ

31) HALİL SAVDA



İZMİR 1.BÖLGE

1) ERTUĞRUL KÜRKÇÜ

2) FERHAN ADEMHAN

3) PINAR AYDINLAR

4) MUSTAFA YALÇINER

5) AYŞE ERKEK

6) BAHATTİN CANBEYLİ

7) AHMET ÖNERGE

8) HÜLYA GÜLGÖR

9) MELİKE ARI

10) BAYRAM ERCAN

11) ÜLKÜ YALÇINKAYA

12) AYŞE FIRTINA ÖZEN

13) KAMİL AĞAOĞLU



İZMİR 2.BÖLGE

1) MÜSLÜM DOĞAN

2) EYLEM YILDIZ

3) ZEKİ GÜL

4) PINAR TÜRK

5) İBRAHİM AKIN

6) SEMRA UZUNOK

7) BERRİN ESİN KAYA

8) SÜLEYMAN GÜNDÜZ

9) DİLEK BAKIŞ

10) ÖZER AKDEMİR

11) SİNAN UĞUR

12) ŞEHNAZ BABA AKTAŞ

13) HAMDİ ÖZTÜRK



KARS

1) AYHAN BİLGEN

2) ŞAFAK ÖZANLİ

3) ÖNDER FİDANVAY



KASTAMONU

1) HAMZA ÖZKAN

2) HÜSEYİN GÖKOĞLU

3) ZEYNEP ÖZKAN



KAYSERİ

1) SULTAN GÜNEŞ ÖZCAN

2) DAĞISTAN BUDAK

3) NURAN ERGEN

4) HASAN DAŞKIN

5) GÜZEL ÖZDEN

6) KENAN MARAŞLI

7) SÜLEYMAN GÖKALP-İLK AMED

8) DERVİŞ KABAK-İLK ADIYAMAN

9) ETHEM KAVAK



KIRKLARELİ

1) EMİNE NİLÜFER ATAMAN

2) MEHMET BOZTEMİR

3) MUZAFFER KAYA



KIRŞEHİR

1) ONUR ŞAHİN

2) AYŞE MERVA AYTEMUR



KOCAELİ

1) ALİ HAYDAR KONCA

2) AYFER KOÇAK

3) GÜNER KİZİR

4) DİLBER ÖRNEK

5) İBRAHİM ERGİN

6) SEVDA ÖZER

7) SİNAN ODABAŞI

8) AYTEN YILMAZ

9) HASAN AVŞİN

10) BEDİHA SALHAN

11) AHMET OKUYUCULAR



KÜTAHYA

1) AHMET TOPRAK

2) NERMİN BİRGÜL HAKAN

3) METİN ÖGE-EMEP

4) AYSUN ÇELİK



KONYA

1) BATTAL ODABAŞI

2) SERAP KAYA

3) HÜSEYİN ÖZKAN

4) ŞAZİYE ŞENER

5) NİHAL ALAYDIN

6) ADNAN SEYHAN

7) EYLEM ALMAS

8) KAMURAN TEKİN

9) GÜLÇİN KÖNEŞ

10) İBRAHİM CAN

11) GÜNAY SAĞIR

12) SAMİ ACAR

13) OSMAN ÇELİK

14) BÜLENT ÖRÜNÇ



KARAMAN

1) HÜSEYİN MERTOĞLU

2) SİBEL ÇELİK



KIRIKKALE

1) ABDULLAH KOÇ

2) FULYA ALİKOÇ

3) AYŞE DURMUŞ



KARABÜK

1) MÜŞERREF SERAP YOLCU

2) SADIK UÇAL



KİLİS

1) KASIM KISA

2) TÜLAY SARI KABADAYI



MARAŞ

1) AZİZ TUNÇ

2) AYŞENUR VAİZOĞLU

3) İBRAHİM ÇİÇEK

4) SİBEL IŞIK

5) EMRE GENÇ

6) MERYEM YILDIZ

7) İBRAHİM ŞAHİNDAL

8) SÜLEYMAN DEPREM



MALATYA



1) AYDIN ERDOĞAN

2) PERİHAN YÜCEKAYA

3) AHMET AKAR

4) LATİFE ULUTAŞ

5) BETÜL KURNAZ KILIÇ

6) NECDET BALİ



MANİSA

1) ALİ AFATLI

2) SİBEL GENÇ

3) MEJDEL ACAR

4) MEHMET TARLABÖLEN

5) ABİDİN BAŞBOĞA

6) GÜLSEREN ONGUN

7) MUSTAFA YILDIRIM POLAT

8) CUMALİ YILDIZ

9) İHSAN ÇAÇA



MARDİN

1) MİTHAT SANCAR

2) GÜLSER YILDIRIM

3) EROL DORA

4) MEHMET ALİ ASLAN

5) ENİSE GÜNEYLİ

6) NURULLAH GÖRHAN



MERSİN

1) DENGİR MİR MEHMET FIRAT

2) ÇİLEM KÜÇÜKKELEŞ ÖZ

3) ALİ TANRIVERDİ

4) ÖZLEM ŞEN

5) NURSEL DEMİR

6) MAHMUT KARABULUT

7) HİLAL KARAHAN-SYKP

8) NAZIM ASLAN

9) MEHMET TAŞÇI

10) ŞİLAN AYDIN ÜZGEÇ

11) MÜSLÜM TANK



MUĞLA

1) HÜRRİYET KARADENİZ

2) MEHMET POLAT

3) NURHAYAT TEKGÜL

4) KAMURAN RESULOĞULLARI

5) AYLA APLEYLA (SYKP)

6) MEHMET EMİN GERS



MUŞ

1) BURCU ÇELİK

2) AHMET YILDIRIM

3) MENSUR IŞIK



NEVŞEHİR

1) METE PAK

2) FUNDA TEMEL

3) BEKİR FUAT AKBAL



NİĞDE

1) CAFER KILIÇ

2) İPEK EKREM



ORDU

1) AHMET CEVAT GÜNEY

2) CAHİT ONGUNYURT

3) GÜNGÖR ATAŞ

4) TURAN BAYRAK

5) GÜVEN ATABEY



OSMANİYE

1) AHMET ŞAKİR

2) YÜKSEL TECİK

3) SİNAN KORKMAZ

4) FATMA SEREZLİ



RİZE

1) NECMETTİN DURMUŞ

2) SELDA KARAFAZLI KURŞUN

3) TURGAY KÖSE



SAKARYA

1) NESLİN GÜMÜŞ

2) CENGİZ TOPBAŞLI

3) LEYLA KIZIL

4) CUMHUR ATAY

5) AYŞEGÜL ALTINTAŞ

6) AYDIN KINAY

7) TÜLAY DEMİRTAŞ



SAMSUN

1) ALP ALTINÖRS

2) MAKBULE EFE BAYSAL

3) İLHAN CÜRE

4) SAİT KOCAMAN

5) AHMET ÇAĞIN

6) EMİNE ÇEPNİ

7) TARIK TOPÇU

8) SALİHA ALACA

9) ERDAL YÜKSEL



SİİRT

1) KADRİ YILDIRIM

2) HATİCE SEVİM TEKİN

3) İSMAİL AYDIN



SİNOP

1) CEMİL YILDIZ

2) AYŞEGÜL KAFKAS



SİVAS

1) DURSUN YILDIZ

2) ŞAHTURNA AĞDAŞAN

3) MEVLÜDE ACAR

4) CEVAT AKTAŞ

5) YAŞAR VURAL



ŞIRNAK

1) FAYSAL SARIYILDIZ

2) LEYLA BİRLİK

3) FERHAT ENCÜ

4) AYCAN İRMEZ



TEKİRDAĞ

1) ERDAL AVCI

2) SEVGİ EVREN

3) SABRİ TOPÇU

4) HİLAL CİVİL

5) ELİF GÜLER

6) LOKMAN TEKİN



TOKAT

1) MURAT TOPRAK

2) BAHAR ÖZER

3) ERKAN KESKİN

4) GÜLCAN GÜMÜŞ



TRABZON

1) HÜSEYİN TAKA

2) MUAMMER CELEP

3) MEHMET MUSTAFA OLCAYTO

4) TURAN ÇAVUŞOĞLU

5) NURETTİN KARADENİZ



URFA

1) OSMAN BAYDEMİR

2) DİLEK ÖCALAN

3) İBRAHİM AYHAN

4) LEYLA GÜVEN

5) ZİYA ÇALIŞKAN

6) YASİN BATAN

7) GÜLCAN AVCI

8) SERHAT DİCLE YÜKSEL

9) HADLE UĞUR

10) RASİM ÇAKMAK

11) YAĞMUR AKAY

12) AYŞE DOĞAN



UŞAK

1) ESENGÜL DEMİR

2) MUSTAFA KIZILDAĞ

3) SEYİTHAN YETKİN



TUNCELİ

1) ALİCAN ÖNLÜ

2) EDİBE ŞAHİN



VAN

1) FİGEN YÜKSEKDAĞ

2) LEZGİN BOTAN

3) YURDUSEV ÖZSÖKMENLER

4) ADEM ÖZCANER

5) TUBA HEZER

6) MUSA İTAH

7) REMZİ ÖZGÖKÇE

8) YELİZ YILDIRIM



YALOVA

1) NİZAMETTİN ÖZTÜRK

2) AYNUR ERBAY



YOZGAT

1) ALİ ALBOSTANLI

2) ŞÜKRÜ ALMAZ

3) ÇİĞDEM SARIOĞLU

4) ÖZGÜR ŞEREF



ZONGULDAK

1) ALİ TOPALOĞLU

2) SONGÜL ZÜLEYHA TATLI

3) FAHRİ BOZBAŞ

4) İSMAHAN TOPRAK YAŞAR

5) BEDİRHAN GÜNEŞ

Merkez Bankası’ndan seçim sonrası sert yükselen dövize müdahale 08 06 2015

Merkez Bankası’ndan seçim sonrası sert yükselen dövize müdahale





Türkiye’de yapılan genel
seçimler sonrasında hiçbir partinin tek başına hükümet kuracak çoğunluğu
elde edememesi piyasalara olumsuz yansıdı. 






Dolar/Türk Lirası (TL) tüm zamanların en yüksek seviyesi olan 2,80’nin üzerine çıktı; Euro da 3 TL’yi geçti. 





Haftanın ilk gününe sert satışlarla başlayan Borsa İstanbul’da BIST-100 endeksi açılışta yüzde 8.15 düşerek 75 bin 268 puana geriledi. 





Seçim sonuçlarına piyasaların verdiği olumsuz tepkiye
Merkez Bankası’nın müdahalesi gecikmedi. Banka, bir hafta vadeli döviz
depo faiz oranlarını Dolar için yüzde 4’ten yüzde 3.5’e, Euro için yüzde
2’den yüzde 1.5’e indirdi. 






Seçim barajı konusu ise tartışılmaya devam ediyor: 



“Demokrasi açısından çok iyi olduğu kanaatindeyim. Dünyadaki bütün
meclislerin çok çeşitli çok renkli olmasından yana olduğum için, hatta
barajsız bir demokrasi asıl demokrasi olacaktır diye düşündüğüm için
bence çok iyi bir sonuç.”






Uzmanlar seçim sonrası siyasi partilerin hükümet kurma çalışmalarının piyasaların ana yönünü belirleyeceğine dikkat çekiyor.



 HDP'nin hilesi silahın gölgesinde $ barajı geçti :)

!HDP emanetoyları mahçup etmeyecegizdestekli CHP-MHP koalisyonu !
ve
fetönün
 ilgilendigi
AKparti'nin
yapamayacakları
Listesi  




 Ben herşeye rağmen HDP barajı aşarken AK Partinin de gene tek başına iktidar olmasını istiyordum, böyle de tahmin etmiştim.

 HDP nin herşeye rağmen parlamentoya girmesi ise iyi olmuştur inşallah seçim öncesi uç çıkışları kaybolur ve çözüm sürecinde kararlı bir şekilde devam ederler...
En iyi çözüm, AK Parti HDP ittifakı olur tabi, yeni bir anayasa da buna bağlı...
Ama bakalım AK Parti kendi içindeki milliyetçi uçları aşabilecek mi, bakalım HDP bu sonuçları nasıl yorumlayacak!..
 Eğer onlar da  rotayı  öteki tarafa çevirerek çözümü Devletçi cephe içinde aramaya başlarlarsa iş biraz daha uzar tabi…


 Münir Aktolga 08 06 2015

Türkiye’de seçim sonuçları ne getirir ? 08 06 2015

Türkiye’de seçim sonuçları ne getirir ?





Türkiye’de siyasi dengelerin tümüyle değiştiği önemli Genel Seçimleri, Euronews muhabiri Bora Bayraktar Ankara’dan analiz etti.



Türkiye’de seçmen son sözünü söyledi ve 13 yıllık AK Parti
iktidarına son verdi. Ülke koalisyonlar dönemine geri dönecek gibi
görünüyor. AK Parti son seçimlere göre 9 puan ve aşağı yukarı 68
sandalye kaybetti. Ama hala ülkenin en güçlü partisi.

ADVERTISING
Seçimde en büyük başarıyı gösterense yüzde 13 oy oranına ulaşan HDP oldu. HDP sadece Kürtlerden değil Ak Parti karşıtı geniş bir kesimden, geniş bir koalisyondan oy aldı.



Peki ama bu sonuçlar tam olarak ne anlama geldi, seçmen ne demek istedi?



Herşeyden önce halk Kürt siyasetini meşru zeminde görmek istediğini ortaya koydu bunun için de HDP’yi destekledi.



Tabi seçimin bir başka önemli sonucu halkın tek taraflı
dayatmacı kararlara karşı tepki göstermesi olarak yorumlanıyor ve
Cumhurbaşkanı’nın istediği başkanlık sistemine karşı bir oy olarak
görülüyor.



Türkiye’de halk başkanlık sistemine “hayır” dedi ve Ak
Parti’ye anayasayı değiştirecek çoğunluğu vermedi. Hatta öyle ki, Ak
Parti’ye tek parti hükümeti kuracak oyu bile vermedi. Bir anlamda seçmen
“uzlaşın, uzlaşarak hükümet kurun” mesajını verdi.



Ak Parti’ye verilen yüzde 40 oy da az değil. Bu da halkın
13 yıllık iktidarından, ekonomik kalkınmadan memnun olduğu şeklinde
yorumlanıyor.



Türkiye’nin en önemli meselesi Kürt sorununa gelince halk bu meselenin Meclis’te çözülmesi gerektiğinin altını çizdi.



Kısacası 7 Haziran seçimlerinde halk pek çok konuda açık
mesajlar verdi. Ama en önemlisi siyasi partilere çözülmesi zor bir
bilmece bıraktı. Partiler ya bir araya gelip koalisyon kuracaklar ya da Türkiye çok kısa bir süre sonra yeniden bir erken seçim için yola çıkacak.







 LAFI UZATMAYA GEREK VAR MI!!

Sayın Erdoğan, "Kürt sorunu yoktur", "Dolmabahçe uzlaşması yanlıştır" dediği an halkımız  bunu;

1-Çözüm sürecine başından beri karşı çıkan MHP'nin haklı olduğunun ilanı olarak yorumlamıştır...

2-Çözüm sürecini başlattığı, bu konuda çok emek verdiği halde bu yeni politikayla Sayın Erdoğan  HDP yi de haklı-mazlum, hakkı yenmiş konumuna sokmuştur...  „Kürt sorunu yoksa, Dolmabahçe uzlaşması yanlışsa“  o zaman sen iki yıldır hangi sorunu çözmeye çalışıyordun!!  Demek ki, MHP nin haklı olduğunu görerek  masadan kalkan sensin diyerek halkımız  HDP yi çözümün tek savunucusu olarak görmeye başlamıştır...

Yani bu kadar olur,  ne olduğu belli olmayan bir „Türk tipi Başkanlık“ dayatması uğruna sen tut kendi elinle HDP yi ve MHP yi öne çıkar, onlara haketmedikleri bir konum sağla!..

3-Tam seçim öncesinde bu türden bir duruşla sayın Erdoğan Hükümetin manevi sahsiyetini de sıfıra indirmiştir...

4-Sayın Erdoğan Türk tipi başkanlık sistemi dayatmasıyla yeni demokratik bir anayasa talebinin önünü kesmiştir ki, bu da başından beri AK Partiyi destekleyen demoktat kamu oyunu tereddüde yöneltmiştir...

5-Erdoğan, mücadeleyi 21.yy kulvarından 20.yy kulvarına taşımakla ipleri Y.Bulut tipi danışmanlara kaptırmakla kendisini seçimin tek mağlubu haline getirmiştir.  HDP nin başarısının altında yatan tek neden sayın Erdoğan’ın izlediği yanlış politikadır... Bu politika "seni başkan seçtirmeyeceğizden" başka birşey söylemeyen HDP yi bütün tepki oylarının yöneldiği merkez haline getirmiştir...

Yani, secimin galibi HDP değildir... Seçimin mağlubu sayın Erdoğan’ın izlediği politikadır...HDP bunu görerek tepki oylarını kendisine kanalize etme başarısını göstermiştir o kadar...

Sürekli gerilim, sürekli tırmanış, sürekli kavga havasının yaratılması halkın tepkisini toplamıştır... Yok efendim bütün dünya bize savaş açmışta, küresel güçlerle savaşıyormuşuz, ikinci kurtuluş savaşı veriyormuşuz ruh hali halkın tekpisini toplamış, HDP de bu tepki oylarını kendisine kanalize etmeyi başarmıştır. Bu kadar açık!!..



21.Yüzyıl  Türkiye’sinde kimse Türkiye’yi küresel süreçlerin dışına taşıyamaz.
Öyle antika
„kurtarıcılara“
-mehdilere ihtiyacı yok Türkiye’nin.



 AK parti bir an önce ilk on yıldaki politikalarına geri dönmelidir…

Ben herşeye rağmen HDP barajı aşarken AK Partinin de gene tek başına iktidar olmasını istiyordum, böyle de tahmin etmiştim; 




 ama demek ki halkımız olayı biraz daha radikal bir şekilde değerlendirmiş ve ona göre de Erdoğan’a daha ağır bir fatura kesmiş... 



HDP nin herşeye rağmen parlamentoya girmesi ise iyi olmuştur inşallah seçim öncesi uç çıkışları kaybolur ve çözüm sürecinde kararlı bir şekilde devam ederler... 


En iyi çözüm, AK Parti HDP ittifakı olur tabi, yeni bir anayasa da buna bağlı...



Ama bakalım AK Parti kendi içindeki milliyetçi uçları aşabilecek mi, bakalım HDP bu sonuçları nasıl yorumlayacak!..



 Eğer onlar da  rotayı  öteki tarafa çevirerek çözümü Devletçi cephe içinde aramaya başlarlarsa iş biraz daha uzar tabi…

İlk izlenimler böyle!!..

 Münir Aktolga 08 06 2015

6 Haziran 2015 Cumartesi

Kingsman Gizli Servis – Kingsman The Secret Service 2014 Türkçe Altyazılı izle

Kingsman Gizli Servis – Kingsman The Secret Service 2014  

Türkçe Altyazılı izle

 Kingsman: Gizli Servis – Kingsman: The Secret Service 2014 (Altyazılı)

Gary “Eggsy” Price, çok küçük yaşta babasını bir askeri görevde yitirir. 

Bu gizli görev neticesinde ailesine bir madalya takdim edilir ve aileye bir kereye mahsus olmak üzere yardım istemeleri için bir telefon numarası verilir. 

Aradan 17 yıl geçer, işsiz Eggsy annesinin evinde yaşamaktadır. 

Bir gün trafikte kargaşaya neden olur ve tutuklanınca karakoldan kurtulmak için madalyayı kullanır. 

Onu bu olaydan kurtaran ajan Harry Hart ise hayatını Eggsy’nin babasına borçludur. 

Şimdi Harry, bu sıradan gibi görünen gence, gizli bir bağımsız istihbarat servisi ajanı olmanın yollarını öğretecektir. 


Eggsy’yi bu yeni hayatında ciddi bir sınav beklemektedir… 

Yönetmenliğini Matthew Vaughn'un yaptığı filmin senaryosunu Jane Goldman kaleme alıyor. 

Mark Millar'ın çizgi romanından uyarlanan filmin başrollerini Colin Firth ve Taron Egerton paylaşırken, kadroda onlara Samuel L. Jackson, Michael Caine, Mark Strong gibi yıldız isimler eşlik ediyor. 
 iyi seyirler.

20 Mayıs 2015 Çarşamba

Benim için Mısır'ın cumhurbaşkanı darbeci Sisi değil, Mursi'dir Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan 20 Mayıs 2015 SARAYBOSNA

'Mısır'ın cumhurbaşkanı darbeci Sisi değil Mursi'dir'

  20 Mayıs 2015 SARAYBOSNA

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 

"Benim için Mısır'ın cumhurbaşkanı darbeci Sisi değil, Mursi'dir"

 dedi.



Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Bosna Hersek Devlet Başkanlığı Konseyi Başkanı Mladen İvaniç ile düzenlediği ortak basın toplantısının ardından, gazetecilerin sorularını yanıtladı.

Darbeyle görevinden uzaklaştırılan seçilmiş Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi'nin de aralarında bulunduğu 106 kişi hakkında verilen idam kararına ilişkin soruya, ''Avrupa Birliğinde idam yasak. Avrupa Birliğinde idam yasaksa ey Avrupa Birliği üyesi ülkeler, niçin sesinizi çıkartmıyorsunuz, niçin konuşmuyorsunuz? Öznesi olmayan açıklamalar yapılıyor, çok anlamlı. Neymiş? 'İdam kararı doğru değil' Ortada bir fail var, kim bu fail? Yüzde 52 oyla seçilmiş Mursi. Niye buraya yönelik açıklamanızı yapmıyorsunuz? Biz bunu bekliyoruz. Maalesef bu konuyla ilgili önümüzdeki süreçte, şu anda da zaten Dışişleri Bakanlığımız bu adımları atmış bulunuyorlar ve BM nezdinde de bu adımları atacağımız gibi, yine uluslararası platformlarda  bu işin takipçisi olacağımızı burada da tekrar ifade etmek isterim'' yanıtını verdi.

''Mısır'da Mursi ve 106 kişi hakkında hakkında verilen idam cezasına karşı bir telefon diplomasisi yürütüldü. Türkiye'nin BM nezdinde bir girişimi olacağı ifade edilmişti. BM nezdinde bir girişim başlatıldı mı, Türkiye nasıl bir seçenek üzerinde duruyor?'' 
şeklindeki soru üzerine Erdoğan, Mısır'daki darbe girişimine başından itibaren karşı bir duruş sergilediklerini belirterek, şöyle konuştu:

 ''Zira demokrasiye inanmış bir ülke olarak, demokrasiye inanmış bir siyasetçi olarak böyle bir darbe girişimini tasvip etmemiz zaten mümkün değildi. Aslında bugünün geleceği, dünden belliydi. Ne oldu? İşte bu darbeciler sadece bu son verdikleri karar değil, şuanda yüzlerce, bine aşkın insanı aslında idama mahkum etmiş durumdalar.
 Fakat son olarak  halkın yüzde 52 oyuyla işbaşına gelmiş olan Cumhurbaşkanı Mursi'yi idama mahkum ettiler. 

Ben uluslararası platformlarda sürekli olarak şuanda darbece Sisi'yi, Cumhurbaşkanı olarak kabul etmediğimi hep söyledim. 

Bugün de aynı şeyi söylüyorum. Buradan da söylüyorum, benim indimde Mısır'ın Cumhurbaşkanı Sisi değildir, yine Mursi'dir. Öyle bakıyorum.'' 

 “Mursi’ye Verilen İdam Kararının Uluslararası Arenada Takipçisi Olacağız”

Bunu uluslararası Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nda da söylediğini anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, ''Hatta aynı masada bize yer ayırdılar. Ben o masaya gidip oturmadım. Yarın olsa, yine oturmam. Eğer oturursam, bu kendimi inkar olur. Ben kendimi inkar edemem. O zaman demokrat olmam. Ben dünyada demokrasiyi savunduğunu iddia edenlere de söylüyorum. 'Siz nasıl demokratsınız? Bu nasıl bir demokrasi? Öyleyse eğer demokratsanız, demokrasiye inanıyorsanız şu anda bu idam kararları ile ilgili olarak niye konuşmuyorsunuz?'' dedi.

Fail tespit edildi ve inşallah yakalanacak O zaman bizi böyle fütursuzca suçlayanlar özür dileyecekler mi? 20 Mayıs 2015 YOZGAT


"Bizi suçlayanlar özür dileyecek mi?"

  20 Mayıs 2015 YOZGAT
 

Başbakan Davutoğlu, HDP binalarına yapılan saldırıya ilişkin, 

"Fail tespit edildi ve inşallah yakalanacak. 

O zaman bizi böyle fütursuzca suçlayanlar özür dileyecekler mi?" 

dedi.

Çorum Mitingi konuşması / 20 Mayıs AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Ahmet Davutoğlu
 
AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Ahmet Davutoğlu, "Buradan Sayın Bahçeli'ye bir mesaj gönderelim hep beraber, milli birliği savunmak İç Anadolu'da değil, Türkiye'nin her yerinde savunmaktır. Milli birliği savunmak dünya Türklerine, Müslümanlarına sahip çıkmak, Orta Asya'da Orhun Anıtları'nı yapmaktır, Budapeşte'de Gülbaba'yı yapmaktır" dedi.
Davutoğlu, Cumhuriyet Meydanı'nda düzenlenen AK Parti mitingindeki konuşmasına Yozgatlıları selamlayarak başladı.


Arif Nihat Asya'nın şiirine atıfta bulunarak, 

"Ey güler yüzlü şehir, bildim adın Yozgatmış, bir pirin duasıyla halk oyuna oy katmış" 

ifadelerini kullanan Davutoğlu, bu sırada, 


"Dik dur eğilme, Yozgat seninle" sloganı üzerine "Biz sizinle her zaman dik duracağız, elif gibi" şeklinde konuştu.

Siyasette Anadolu'dan ilham aldıklarını ve milli iradeyle yürüdüklerini belirten Davutoğlu, şunları söyledi:

"Bakınız bu 49. mitingimiz. 
Türkiye'nin doğusuna, batısına gidiyoruz, Ağrı Dağı'nın eteğine gidiyoruz, Erzurum Yaylası'na gidiyoruz, Ilgaz Dağı'nın eteğine gidiyoruz, şimdi de Bozok Yaylası'na. Liderlerin seçim takvimini takip edin. Bizim gibi Anadolu'nun, Trakya'nın, Türkiye'nin her köşesine giden başka lider, başka parti var mı? Ak bayrağı dalgalandıran var mı? Buradan Sayın Bahçeli'ye bir mesaj gönderelim hep beraber, milli birliği savunmak İç Anadolu'da değil, Türkiye'nin her yerinde savunmaktır. Milli birliği savunmak dünya Türklerine, Müslümanlarına sahip çıkmak, Orta Asya'da Orhun Anıtları'nı yapmaktır, Budapeşte'de Gülbaba'yı yapmaktır. Ey Yozgat, Bozok Yaylası'nın yiğitleri bu al bayrağı dünyanın her yerinde dalgalandırdığımıza şahit misiniz? Bahçeli, bundan bir müddet önce dedi ki 

'Doğu'da mele Ahmet, Batı'da yörük Ahmet'. 

Eksik söylemiş dedim. Bir yerde Türkmen, yörük Ahmet, Erzurum'da dadaş Ahmet, Sivas'ta yiğido Ahmet, Elazığ'da Gakkoş Ahmet, Aydın'da efe Ahmet, burada sizlerle bozok Ahmet'im. Biz nereye gidersek oradanız. Yüreğimizdeki muhabbet o kadar büyükki her vatandaşımızı alır. Bizim dinimizde, bizim örfümüzde kimseyi dışlamak yoktur."
Davutoğlu, 

"2002'de hasta adam gibi görülen Türkiye'yi kudretli hale getirdiklerini ve bunu siyasi ahlakla yaptıklarını" vurguladı.
Bazı kesimlerin AK Parti'de ihtilaf beklentisi içinde olduğunu, eski Cumhurbaşkanı Abdullah Gül tarafından görevin Recep Tayyip Erdoğan'a, başbakanlığın da kendisine devredildiğini anımsattı. Davutoğlu, AK Parti'nin 3 başbakan, 2 cumhurbaşkanı, 4 meclis başkanı çıkardığını, hiçbirinde de ihtilaf yaşanmadığını söyledi.
TBMM Başkanı Cemil Çiçek ve eski Adalet Bakanı Bekir Bozdağ'ın 3 dönem görev yaptığına, tekrar milletvekili adayı olmamalarına rağmen hep beraber çalışmaya devam ettiklerine işaret eden Davutoğlu, AK Parti teşkilatında vedanın değil, vefanın egemen olduğunu kaydetti.
AK Parti'nin girdiği bütün seçimleri kazandığına dikkati çeken Davutoğlu, "Kazananlar, o kadronun öncüleri, Cemil Bey (Çiçek), Bekir Bey (Bozdağ) gibi gerektiğinde bir dönem ara verebiliyorlar ama 12 seçim kaybeden Bahçeli, hala 'Seçimi kaybedersem bırakırım' diyemiyor" diye konuştu.
Alandakilerin yuhalaması üzerine "yuhalamayın" uyarısında bulunan Davutoğlu, şunları söyledi:
"Kılıçdaroğlu, kaç seçim kaybetti hala 'Bırakırım' demiyor. Meydan okudum, Bozok Yaylası'ndan yine meydan okuyorum, eğer biz seçimi kazanamazsak, birinci parti olamazsak ben görevimi bir arkadaşa devredeceğim ama onlar devredecekler mi? Çünkü onlar hizmet, dava meraklısı değil, koltuk meraklısı. Oturdukları koltuk da iktidar koltuğu değil, muhalefetin genel başkanlığı, genel müdürlük koltuğu. Düşünün orası bile o kadar sıcak geliyor ki terk etmiyor, bunlara bir iktidar imkanı verilse hiç bırakmamaya kalkarlar ama bu millet bu koltuk meraklılarına iktidarı verir mi?"
Başbakan ile Gündem Özel / 19 Mayıs AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Ahmet Davutoğlu 
"Bu mudur milliyetçilik" 
Başbakan Davutoğlu, 
"Hayır" 
yanıtı alması üzerine, alandakilerden 2002 yılını, "milliyetçilik nutku atan"
 MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin Başbakan Yardımcısı olduğu dönemi hatırlamalarını istedi. Başbakan Davutoğlu, şöyle konuştu:

"Hatırlayın, Türkiye IMF'ye muhtaç haldeydi. Biz, bu onurlu millet, Bozok Yaylası'nın yiğitlerinin temsilcileri, IMF'den borç istiyordu. 
 Peki IMF'ye borç defterini kim kapattı? Milli itibarımızı kim geri kazandı? Bunların döneminde bir tek kurşun almak için, mühimmat almak için, piyade tüfeği bile almak için, tank almak için başka ülkelere muhtaçtık, bu mudur milliyetçilik? Şu anda kendi tankını yapan Türkiye'yi kim kurdu? İki hafta önce Bitlis ile Muş arasında Atak helikopterleri bize eskortluk yaptı. Eğer gökyüzünde olmasaydım şükür secdesine varacaktım. İnince dua ve niyaz ettim. Sağ kanadımda Türk yapımı Atak helikopteri, sol kanadımda Türk yapımı Atak helikopteri, bize eskortluk ediyor. Dedim ki 'Ya Rabbi, bizi bir daha değil namerde merde dahi muhtaç eyleme'. 
Bizi muhtaç edenler utansın.
 O üçlü koalisyon döneminde bizi IMF memuruna muhtaç edenler utansın. Bahçeli ve o gün iktidarda olanlar ne zaman dik durdular da şimdi milli birliği savunuyorlar."

"Dörtlü çete"

28 Şubat döneminde başörtüsü yasağının geldiğini anımsatan Başbakan Davutoğlu, "Zulüm diz boyuydu. Başörtüleri çekilip alınıyordu. İktidarda kim vardı? Sayın Bahçeli vardı. 28 Şubat'ın hükümetini onlar kurdu" diye konuştu.
1999'daki seçimlerde başörtülü olarak seçilen bir milletvekiline 'Başörtüsünü aç Meclis'e öyle git' denildiğini anımsatan Davutoğlu, şöyle devam etti:
"Her baskıya boyun eğenden milli iktidar olur mu? O zamanın 28 Şubat cuntacıları 'milletvekilinin başını açacaksın' der, Bahçeli açtırır. Şimdi inşallah başörtülü ve başı açık bütün Türk kadınları omuz omuza yeni Türkiye'de TBMM'ye yürüyorlar mı?  Herhangi birisi bu onurlu kadınlarımıza 'Başını açın da öyle gelin' diyebiliyor mu? Herhangi birisi, o zamanın başbakanı gibi 'Dışarı, dışarı' diye tempo tutabilir mi? Niye? Çünkü iktidarda Bozok yiğitlerinin desteklediği AK Parti var."
Başbakan Davutoğlu, alandakilerden muhalefet partisi liderlerine bazı sorular sormalarını da isteyerek, şunları kaydetti:
"Buraya gelirlerse bir sorun, deyin ki 'Sizin zamanınızda niye biz dışarıdan tank almaya muhtaçtık? Niye gemilerimizi yapamıyorduk, niye başka ülkelere el açıyorduk' diye sorun. Şimdi yine hepsi beraber olmuşlar eski Türkiye'yi yeniden kurmak istiyorlar. Adlarına da ben artık 'ETP' diyorum, eski Türkiye partisi. Üç parti bir de paralel çete, dörtlü çete. Bunların hepsi dikkat edin aynı dili kullanıyor. Bize karşı kahramanlık taslayan Bahçeli, HDP Eş Başkanı, 'Kudüs, Yahudiler'in mekanıdır' dediğinde, 'çıt' diye sesi çıkmıyor, susuyor. Söyleyin de Bozoklar, 'Yahudiler'in Kutsal mekanı Kudüs'tür' diyene ders verecek miyiz? 'Mescid-i Aksa bizimdir' diyecek miyiz? 'Mescid-i Aksa bize Hazreti Ömer'in, Yavuz Sultan Selim'in, Sultan Abdülhamit Han'ın  emanetidir' diyecek miyiz? Bu tarih bilmezlere haddini bildirecek miyiz? Böyle konuşanlar karşısında susan, sonra da milliyetçilik taslayanlara da haddini bildirecek miyiz? Geliyoruz beri tarafta Kılıçdaroğlu denilen başka bir gafil der ki bu topraklarda asaletin, misafirperveliğin ve Tanrı misafiri kavramının savunucusu yiğitlerin huzurunda, Türkiye'de diyor ki 'Esed'in zulmünden kaçan yetimleri, mazlumları, yalnız kalmış hanımları, Suriyeliler'i Esed'in zulmüne geri vereceğiz' diyor. Yani ecdadın, bu Bozok yaylasındaki Türkmen obalarının devamı olan ve ecdat, 'Ey obalar gidin de hac yolunu bekleyin' diyen, Yörük obalarına, Bozok yaylasından, Anadolu'dan giden ve şimdi Suriye sınırları içinde kalan Türkmen boylarının mazlumlarını 'Esed'e geri vereceğiz' diyor."
Alandakilere "Verir miyiz" diye soran ve "Hayır" karşılığının alan Başbakan Davutoğlu, "Peki Bahçeli niye susuyor? Niye Kılıçdaroğlu'na dönüp de 'Ben Türkmenleri vermem' diye haykırmıyor? İşte ben haykırıyorum, Allah şahit olsun bize sığınan bir tek mazlumu hangi milletten, hangi etnik kökenden, hangi dinden, mezhepten olursa olsun evimize giren bir tek mazlumu dahi zalime teslim etmedik, etmeyeceğiz" ifadelerini kullandı.

DOSTLUK KARAVANI

DOSTLUK KARAVANI - TRT Türk Program



 Dostluk Karavanı; yakın ve uzak komşularımızın, kardeşlerimizin hatırını
sorup bir fincan kahvelerini içmek, atalarımızdan yadigar eserleri
ziyaret etmek, sizlerden bir dostluk selamı iletmek için uzun, upuzun
bir yola çıktı. Dostluk Karavanı, 




"Ah keşke evimi sırtımda taşıyarak
özgürce dünyayı gezsem"




 ya da 



"Gittiğim her diyar evim olsa"



 diyen
herkesi her Pazartesi TSİ 21:50'de ekran başına davet ediyor.

Batı'nın 'darbe' ile imtihanı 20 Mayıs 2015 VİYANA Paris’te Suriye ve Irak konferansı düzenlenecek

Batı'nın 'darbe' ile imtihanı

  20 Mayıs 2015 VİYANA

İnsan hakları, demokrasi ve özgürlükler konularında kendilerini "merkez" kabul eden ABD ve AB, Mursi'ye yönelik darbeye sessiz kaldı ve sokak katliamlarını görmezden geldi.


Mısır'da seçilmiş Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi'nin darbeyle görevden uzaklaştırılmasına tepki göstermeyen hatta kısa süre içerisinde darbenin mimarı Sisi ile iyi ilişkiler kuran Batı ülkeleri, Mursi ve 100'den fazla kişi için idam cezası verilmesini de 'cılız' tepkiler ile geçiştirdi. İdam kararlarına retorik olarak tepki gösteren Batılı ülkelerin fiilen darbe yönetimi ile ilişkilerini sürdürmeleri, Avrupa ve ABD'nin darbeler ve idamlar konusundaki iki yüzlülüğünü de ortaya koydu.
30 Haziran 2012'de aldığı yüzde 52 oyla Mısır'ın ilk cumhurbaşkanı seçilen Muhammed Mursi, 3 Temmuz 2013 tarihinde general Abdulfettah Sisi darbesiyle yönetimden uzaklaştırıldı. Darbeye karşı çıkan binlerce insan sokaklarda katledildi. Mursi ve çoğu Müslüman Kardeşler üyesi yüzlerce kişi, darbe yönetiminin mahkemelerinde yargılanarak idam cezalarına mahkum edildi. Bu süreçte kendilerini insan hakları, demokrasi ve özgürlüklerin merkezi olarak gören ABD ve Avrupa Birliği'nden (AB) sert tepkiler ve ağır yaptırımlar beklendi. 
ABD ve AB darbeye “darbe” demedi
Mısır’da gerçekleştirilen darbenin ardından gözlerin çevrildiği ABD ve AB, gelişmeleri “darbe” olarak nitelendirmekten kaçındı. ABD, darbe yönetimi ile ilişkileri askıya alacağını açıklasa da bütün ilişkileri devam ettirdi. Darbeye karşılık bazı askeri sistemlerin teslimatı ve nakit yardımının askıya alınacağı açıklandı ancak söz konusu yaptırımlar uygulanmaya konmadı. ABD, Mısır’a yapılan 1,5 milyar dolarlık yardımlarını kısa süreli kesintilere rağmen devam ettirdi.
Mısır’da ordunun yönetime el koymasının ardından açıklama yapan AB, yaşananları darbe olarak nitelendirmekten ve kınamaktan kaçındı. Dönemin AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Catherine Ashton, "Umarız yeni yönetim bütünüyle kapsayıcı olur" açıklaması ile yapılan darbeye destek olduklarını gösterdi. Avrupa Komisyonu ve Avrupa Parlamentosu da darbeye karşı sessiz kaldı.
Darbeyi görmezden gelen ABD ve Avrupa, Mursi ve arkadaşlarına idam cezası verilmesini eleştirdi ancak ilişkilerin de süreceğini vurguladı.
İngiltere
İngiliz hükümeti, idam cezalarından "derin endişe" duyduğunu açıkladı. Mısırlı yetkililerin uluslararası standartlar doğrultusunda hukukun üstünlüğü kuralını uygulamaları istenen açıklamada, “Her ne koşulda olursa olsun idam cezasına karşı olmak İngiliz hükümetinin süregelen politikasıdır" ifadelerine yer verildi.
Mursi'nin darbeyle devrilmesine seyirci kalan hükümet, Sisi dönemiyle birlikte ülkedeki Müslüman Kardeşler Teşkilatı’na şüpheyle yaklaşmaya başladı. İngiltere Başbakanı David Cameron'ın talimatıyla teşkilatın faaliyetleri inceleme altına alındı.
Fransa
Afrika'daki birçok darbeye verdiği destekle bilinen Fransa, Mısır ile siyasi ve ekonomik ilişkileri nedeniyle Mursi'ye yönelik darbeye ve idamlara sessiz kalan ülkeler arasında yer aldı. AB'den gelen kınama açıklamasınını arkasına sığınan Fransa, arka planda kalmayı tercih etti. Dahası, ihraç etmekte zorlandığı Rafale savaş uçaklarını ilk kez Mısır'a sattı.
Almanya
İdam cezalarına sert tepki vermesiyle bilinen Almanya’nın Mısır’daki idamları yumuşak bir açıklama ile geçiştirmesi dikkati çekti.
Avusturya
Avusturya hükümeti de Mısır’daki darbeye sessiz kalan ve idam cezalarını rutin açıklamalar ile geçiştiren ülkeler arasında yer aldı. İdama karşı olduklarını belirten Avusturya Dışişleri Bakanı Sebastian Kurz, Mursi’ye yapılan darbenin mimarı Sisi’yi ziyaret ederek, iki ülke arasındaki işbirliğinin geliştirilmesi için görüş alışverişinde bulundu.



Paris’te Suriye ve Irak konferansı düzenlenecek

  20 Mayıs 2015 16:42 PARİS

Fransa Hükümet Sözcüsü Le Foll, 2 Haziran’da Paris’te Suriye ve Irak'la ilgili uluslararası konferans düzenleneceğini açıkladı.


Fransa Hükümet Sözcüsü Stephane Le Foll, 2 Haziran’da Paris’te Suriye ve Irak'la ilgili uluslararası konferans düzenleneceğini duyurdu.
Bakanlar Kurulu toplantısının ardından basına açıklama yapan Le Foll, Irak ve Suriye’de durumun giderek kötüleştiğini belirterek, Paris'te yapılacak uluslararası konferansta bu iki ülkedeki son durumun ele alınacağını söyledi.  
Le Foll, ABD Dışişleri Bakanı John Kerry’nin de konferansa katılacaklar arasında olduğunu bildirdi.
Irak’taki son gelişmelere değinen Le Foll, Fransa’nın Irak hükümetinden ülkenin farklı kesimlerinin görüşlerini de kucaklayacak ortak bir politika oluşturmasını beklediğini ifade etti.
Paris, son olarak eylül ayında yaklaşık 30 ülkenin katılımıyla Suriye konusunda bir uluslararası konferansa ev sahipliği yapmıştı.
Fransa, Irak’ta DAEŞ'e yönelik uluslararası hava saldırılarına, savaş uçaklarıyla destek sağlıyor.